Caroline’s children eating

Ev Yapımı Hikayeler

Caroline Holt'un portresi

Ev Yapımı Hikayeler

Çoğumuz için evimiz yalnızca kalbimizin attığı yer değil, aynı zamanda arkadaşlarımız ve ailemizle muhteşem anlar paylaşarak ömür boyu hatırlayacağımız hikayeleri yarattığımız yerdir. Aile fotoğrafçısı Caroline Holt, bu anıların ve bu hikayelerin asla unutulmamasını sağlamak istiyor. İsveç'te yaşayan Almanya doğumlu Caroline ile aile fotoğrafçılığı dünyasındaki yolculuğu üzerine sohbet ettik. Günlük yaşamın içindeki güzelliği nasıl yakaladığını ve aileyle iletişim kurmanın anılarını yakalama konusunda neden önemli olduğunu öğrenmek istiyorduk.

Her fotoğrafın bir hikaye anlattığına inanıyoruz. Bir fotoğrafçı olarak bizimle aynı fikirde görünüyorsunuz ve kendinizi hikaye anlatıcısı olarak tanımlıyorsunuz. Bunun sizin için anlamı nedir?

Fotoğraf çekerken bir şeyler hissetmek ve daha önce gördüğüm ya da yaptığım şeyleri hatırlamak istiyorum. Her fotoğraf beni bir hatıraya, bir duyguya veya bir duruma götürüyor. Fotoğraflar aynı zamanda nesnedeki kişiliği yansıtmanın harika bir yolu.

Fotoğrafçılığa her zaman ilgi duyuyor muydunuz? Daha profesyonel bir düzeye nasıl eriştiniz?

Her zaman ilgi duyuyordum ama sanırım ilk çocuğumdan sonra fotoğrafçılıkla çok daha fazla ilgilenmeye başladım. Çocuklarım asıl ilham kaynağımdı.

Kedi ve çocuklar mutfakta

© Caroline Holt

Fotoğraflarınızda ev ortamına odaklanma nedenlerinizden biri de bu diyebilir miyiz?

Kesinlikle. Fotoğrafçılığa başlamamın sebebi çocuklarımdı. Onlar benim ilham kaynağım. Çocuklarımın, çocukluklarıyla ilgili neler hatırlamalarını istediğimi ve bunu nasıl yansıtacağımı düşünmeye başladım.

Söz konusu diğer ailelerin fotoğraflarını çekmek olduğunda ise kararı vermemi sağlayan şey kurduğum kişisel bağlantıydı. Çocukluk yıllarımda erkek kardeşimle olan fotoğraflarımız çok iyi diyemem. Bazılarında annem veya babam yer almıyor. Bu nedenle ailelere fotoğrafın bir parçaları olmaları ve ileride geriye dönüp bakabilecekleri, ailece değer verecekleri muhteşem fotoğraflara sahip olmaları için bir şans vermek istedim. Aynı zamanda günlük hayatımızdaki bazen unuttuğumuz o küçük anları yakalamak istiyordum.

Fotoğraflarınız, aile hayatını muhteşem şekilde gözler önüne seriyor. Her gün her evde yaşanan küçük hikayeleri yakalıyorsunuz. Sizce bu anları korumak neden önemli?

Bu benim kendi hikayemle ilgili. Babamı küçük yaşta kaybettim ve birlikte çok fazla fotoğrafımız yok. Bu nedenle geriye dönüp bakabileceğimiz bu anları yakalamanın önemli olduğunu düşünüyorum. Neler olacağını asla bilemeyiz.

Bu ay, evde geçen hikayelere odaklanıyoruz. Evlerine hayat vermek isteyenlere ne gibi önerileriniz var?

Ailenizle iletişim kurmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Odak noktalarını bulun ve anları takip edin. Hikayeler kendiliğinden oluşacaktır. Evinizi olduğu gibi yansıtın. Ailelerin fotoğraflarını çekerken onlardan oyun oynamak veya yürüyüşe çıkmak gibi genellikle yaptıkları bir şeyi yapmalarını istiyorum. Aradığım gerçek anlar işte bunlar.

Hygge adı verilen Danimarka trendinin bir anı veya duyguyu yansıttığı ve tamamen içinde bulunulan anın farkında olmakla ilgili olduğu söylenir. Fotoğraflarınız bu nostaljiyi günümüze taşıyor. Sizce evlerimizi bu kadar özel kılan nedir?

Evimizde çok zaman geçiriyoruz. Kendimizi yansıttığımız bir yer. Bu anları hatırlamak muhteşem. Bence insanların fotoğraflarını evlerinde çekmek her zaman anlamlı. Evlerimiz çok özel yerler. Zamanla "kötüleşiyorlar", eskiyorlar. Şehirlere veya büyük evlere taşınsak bile bu anları oldukları gibi hatırlamak çok güzel. Temel motivasyon kaynaklarımdan biri, daha sonrası için şu anı korumak.

Bir ailenin evine gittiğinizde aydınlatma veya arka plan gibi konulara müdahale edemiyorsunuz. Bu, işinizi nasıl etkiliyor?

Aslında bu zorluk hoşuma gidiyor. Her ev farklı, yani her ortam farklı. Bu durum insanı özgürleştiriyor. Özellikle de uzun süre karanlık yaşanan İsveç gibi yerlerde bu zorlukla başa çıkmak ilgi çekici oluyor. Pek fotoğraf çekmeyen insanların evinde çok fazla aydınlatma olmayabiliyor; bu konuya müdahale edememek asıl zorluk.

Aynı zamanda ailenin hareketlerine de müdahale edemiyorsunuz, değil mi? Birçok insan fotoğrafının çekilmesine alışık olmuyor. Farklı davranmaya çalıştıkları oluyor mu? İnsanların rahatlayıp rol yapıyormuş gibi durmamaları zor oluyor mu?

Genellikle insanlar farklı davranmaya çalışıyor ama nihayetinde benim orada olduğumu unutuyorlar. Asla bir yönlendirme yapmıyorum. Bu nedenle aileyle olabildiğince vakit geçirmeye çalışıyorum ve sonunda mobilyalardan biri haline geliyorum.

Caroline'ın evinde uyku zamanı

© Caroline Holt

Bunu insanlar orada olduğunuzu unutsun diye mi yapıyorsunuz?

Bence tam tersi. Duvardaki sinek olsaydım daha zor olurdu. Buradaki önemli nokta insanlarla iletişim kurmak. Eve giriyorum ve çocuklarla oynuyorum. Bağlantı kuruyorum. Gevşiyorlar ve benim yanımda rahat davranıyorlar. Sonra da fotoğraf çekmeye geldiğimi unutuyorlar. Bu nedenle onlarla bol bol vakit geçirmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Aile üyelerinin arasındaki doğal bağlantı, kişiliklerini göstermelerine yardımcı oluyor.

Web sitenizde "Fotoğraflar hayatınız olduğu gibi gözler önüne serer ve yansıttıkları eğlence ve sevgiyi görünce şaşırabilirsiniz." diyorsunuz. Ailelerden aldığınız en iyi tepkilerden bazıları neler?

En iyi tepkilerin bazıları ebeveynlerden geliyor. Genellikle bildikleri bir şeyin fotoğrafını çektiğimde şaşırıyorlar. Bir aile, "Bunu yakalaman harika olmuş çünkü sürekli bu hareketi yapar." demişti. Birçok samimi an yakalıyorum. Geriye dönüp bakacakları birçok pozitif şey oluyor. Ancak günlük hayattaki zorluklarda bulunan güzelliği de yakalıyorum.

Caroline'ın ailesi kanepede dinleniyor

© Caroline Holt

Caroline'ın Çantasında Neler Var?

Fotoğraf Makineleri:

Canon EOS 6D

Lensler:

Canon EF 24-70mm f/2.8L II USM

Canon EF 35mm f/1.4L II USM

Canon EF 50mm f/1.4 USM

Canon EF 85mm f/1.8 USM



Röportaj: Martin Fleming tarafından yazıldı