Polipler, üreme ve insanlar: mercanların üremesinin tuhaf ama tanıdık dünyası

5 dk
Suya pembe renkli yumurta ve sperm paketleri salan dallı mercanın yakın çekimi.

Mercanın yanlış anlaşılan bir hayvan olduğunu söylemek yanlış olmaz. Evet, hayvan. Çünkü canlı mercanlar bitkiye, ölü mercanlar ise tebeşirimsi bir kayaya benzese de gerçek durum bundan daha karmaşıktır. Ancak asıl akıllara durgunluk veren şey, bizim onlarla ne kadar çok ortak noktamızın olduğu. En başından başlayalım. Mercan nasıl olur da bir hayvan olabilir?

Aslında, dikkatli bakarsanız her birinin polip adı verilen binlerce minik, yumuşak gövdeli canlıdan oluştuğunu görebilirsiniz. Bu sevimli küçük canlılar, denizanası ve deniz anemonlarıyla akraba olup koloniler halinde yaşarlar. Milyonlarca minik mimar gibi kalsiyum karbonat salgılayarak üzerinde yaşadıkları taşlı dünyayı oluştururlar. "Bu, resifte tüm yaşamın var olmasını sağlayan üç boyutlu bir yapıdır." diye açıklıyor Coral Spawning International'dan Dr. Jamie Craggs. "Tıpkı bir şehirdeki binalar gibi."

Bu şehrin içinde, zooxanthellae adı verilen minik algler yaşar. Bu algler fotosentez yapar (güneş ışığı, su ve karbondioksiti kullanarak beslenir ve oksijen üretir) ve mercanlara hem besin sağlar hem de onları bu kadar güzel kılan parlak renkleri verir. Bu, karşılıklı yarar sağlayan bir ilişkidir. Mercanlar alglere göz kulak olur, algler de mercanlara.

Bu yüzden topluluklar halinde yaşarlar, bol miktarda yiyeceğin bulunduğu bir ortam yaratırlar ve gelişip büyümek için temiz, sıcak ve sağlıklı koşullara ihtiyaç duyarlar. Hepsi kulağa oldukça tanıdık geliyor, değil mi? Aslında, mercanlarla ortak bir yanımızın olduğu başka, daha temel bir yön daha var: üreme. Ama elbette bu bizimkine hiçbir şekilde benzemez diye düşünüyorsunuz, değil mi? Yani, hem evet hem hayır.

Bir polipten çıkan tek bir yumurta ve sperm paketinin yakın çekimi.

Mercanlar nasıl yeni yaşam yaratır?

Mercanların üreme biçiminde her zaman biraz gizemli bir yan olmuştur. Onların "havaya girmeleri" için koşulların tam olarak uygun olması gerekiyor: denizin sıcaklığı, gün batımının zamanı, dolunay… Yani oldukça karmaşık bir konu. Ancak gezegenler aynı hizaya geldiğinde, Dr. Craggs'ın "canlı bir lav lambası" olarak tanımladığı, oldukça olağanüstü bir olay gerçekleşir. Mercan kolonileri, suya muazzam miktarda yumurta ve sperm salar. Bunlar akıntıyla sürüklenerek birbirleriyle birleşir. Bunlar döllenir ve larvalar üretir. Bu larvalar, sonunda bir kayaya ya da başka bir mercan yapısına yerleşene kadar okyanus akıntılarında sürüklenir. Sonra da bizim bildiğimiz türden mercanlara dönüşürler.

Önemli olan nokta, bunun yılda sadece bir veya iki kez gerçekleşmesi ve mercanların olgunlaşmasının aylar sürebilmesidir. Dolayısıyla, deniz sıcaklıkları yükseldiğinde ve mercanlar strese girip içlerindeki minik algleri dışarı attıklarında, bu durum sorunlara yol açar. Beyaza dönerler. Bu olaya "ağarma" denir ve bazen toparlanabilseler de, uzun süreli veya tekrarlanan ağarma olayları onları ciddi şekilde zayıflatır ve doğal toparlanmayı neredeyse imkânsız hâle getirir. İşte bu nedenle deniz bilimcileri, mercanların üremesini ve yeniden canlanmasını desteklemek için alternatif yöntemler geliştirmiştir.

Siyah bir arka planın önünde, binlerce minik, soluk pembe renkli yuvarlak yumurta ve sperm paketi yukarı doğru süzülüyor.

Bahçıvan gibi mercan yetiştirme

Bu, insanların mercanların yeniden büyümesine yardımcı olabileceği en yaygın yöntemdir ve birçok yerde başarılı sonuçlar vermiştir. Dr. Craggs, "Fikir basit." diye açıklıyor. "Bunlar klonal organizmalar oldukları için bölünerek yeni polipler, ardından da yeni mercanlar oluştururlar." Yani, tıpkı bir gülden kesim alabileceğiniz gibi, bir dalı koparıp onu yeni bir kayaya yapıştırabilirsiniz." En önemlisi, bu yöntem resifleri restore etmenin düşük maliyetli, fazla beceri gerektirmeyen ama hızlı bir yoludur. Ancak Dr. Craggs, bunun yine de sadece "ana bitkinin genetik bir klonu olan yeni bir bitki yaratmak" olduğunu belirtiyor.

Bu bir sorun yaratabilir çünkü tıpkı bizim gibi mercanlar da birbirinden farklıdır. Bazıları tehlikeyle başkalarına göre daha iyi başa çıkabilir. "Genetik çeşitliliğin sınırlı olması, gelecekteki iklim koşullarına karşı herhangi bir dayanıklılık geliştiremeyeceğimiz anlamına gelir." diye açıklıyor. "Çünkü hasat ettiğiniz mercanın ağarma olaylarına karşı dayanıklılığı yoksa uzun vadede yok olacaktır." Bu sorun, Dr. Craggs'ın araştırmasının tam da merkezinde yer alıyor: İklim değişikliğine dayanacak kadar güçlü yeni mercan türlerinin nasıl yaratılacağı üzerine çalışıyor.

Karanlık suda parlak bir şekilde ışıldayan floresan yeşili mercan.

Okyanusun büyüsünü yeniden canlandırma

Tamam, kabul ediyoruz: Bu üçüncü yol aslında "sihir" değil, bilim. Bu iki şekilde gerçekleştirilebilir: Birincisinde, yumurta ve spermler mercan resiflerinin üzerine yerleştirilen ağların altında toplanır, ardından dalgıçlar tarafından alınarak üreme amacıyla laboratuvara götürülür. Bu uzun bir süreç; çok fazla uzmanlık becerisi, para ve her şeyden önce, sabır gerektiriyor çünkü yılda birkaç kez gerçekleşecek doğal yumurtlamayı bekliyorsunuz. Diğer yöntem ise Dr. Craggs'ın kendisi tarafından geliştirildi.

Kariyeri ve doktora araştırması boyunca, uzmanlık bilgisi ile hedef odaklı teknolojileri bir araya getirerek laboratuvar ortamında mercanların yumurtlaması için ideal koşulları yeniden yarattı. Böylece artık kontrollü koşullar altında bu işlemi defalarca yapmaları sağlanabiliyor ve sperm ile yumurtalar anında toplanıyor. Bu sayede kayıp veya hasar riski asgari düzeye indiriliyor.

Ardından bir tür mercan tüp bebek işlemi gerçekleştiriliyor ve sadece birkaç gün sonra yeni "tüp bebek" mercan larvaları gelişiyor. Daha sonra bu larvalar, resife nakledilmeden önce büyümeleri için akvaryuma geri bırakılıyor. Dr. Craggs, mercanları bu şekilde yetiştirerek en dayanıklı türleri belirleyip bir araya getiriyor, en saldırgan ve yıkıcı koşullar hariç her türlü koşula dayanabilecek yepyeni türler yaratabiliyor.

Renkli bir resif kayasına tutunmuş, şeffaf, kabarcık benzeri bir mercan.

Yani, evet, insanlar olarak mercanlarla farkında olduğumuzdan çok daha fazla ortak noktamız var ve tıpkı bizim gibi mercanlar da bazen üreme konusunda ek yardıma ihtiyaç duyuyor. Ancak mercanlarla olan bağımız, sadece şaşırtıcı benzerliklerden çok daha öteye uzanıyor. Mercanlar hayatta kaldığında ve okyanus gelişip büyüdüğünde, herkes için yaşam daha iyi hâle gelir. Bu yalnızca beslenme, gelir ve kıyı koruması açısından mercan resifi ekosistemlerine bağımlı milyonlarca insan için değil, yeryüzündeki her bir insan için geçerli.

"Aldığımız her iki nefesten birinde, oksijeni okyanustan alıyoruz." diye vurguluyor Dr. Craggs. "Bu, okyanustaki sistemlerden kaynaklanıyor ve hem insan sağlığı hem de okyanus sağlığı üzerinde doğrudan bir etkisi var. Sağlıklı insanlar için sağlıklı okyanuslara ihtiyacımız var."

Coral Spawning International ve Nature Seychelles ile olan iş birliğimiz hakkında daha fazla bilgi edinin.

İlgili